Öne çıkan

İKİ ŞEHİR İKİ BİNA*

Zamanların birinde iki güzel ülkenin iki güzel şehri varmış. Bu şehirlerden birinin içinden çok güzel bir nehir, diğerinden ise iki denizi birbirine bağlayan boğaz geçermiş.

Bu iki şehre çok büyük iki bina yapılmış. İkisi de çok büyük kubbeli, ikisi de o zamanın en görkemlisi  imiş.  Binaları yaptıranlar, insanların tanrıya karşı hissettikleri yüceliği yansıtacak şekilde çok büyük ve etkileyici, daha güzeli yapılamayacak kadar güzel ve heybetli binalar olmasını istemişler.

Nehirli şehrin binasının yapımı yüz yıldan fazla sürmüş. Cephesi  uzun yıllar boyunca yeşil beyaz güzel taşlarla  kaplamışlar, heykellerle süslemişler. Yanına yüksek mi yüksek bir çan kulesini yapmışlar. Kubbesinden ve kulesinden bütün şehri tepeden görmüşler.  Kubbesinin içine en güzel hikayeleri anlatan resimleri yapmışlar.  Nehir kenarındaki şehre bu binayı yapanlar, yaptıklarında demişler ki “bu bina muhteşem ve çok büyük. İleride yeni binalar yapılsa bile hiç biri bu binadan daha büyük ve yüksek yapılmasın. Bu şehirde bu bina hep en yüksek bina olsun. Kimse ona gölge düşürmesin. “

Boğaz geçen şehrin binasının yapımı 27 yıl sürmüş. Başlamışlar ama sonra yerine iyice oturabilsin , sağlam olsun diye beklemişler. Sonra bina birden yükselmiş. Küçük kubbelerin üzerinde büyük bir kubbesi varmış. Çevresinde dört tane incecik kuleler bulunuyormuş.  Şehirde, tepede en yüksek bina olmuş.  Boğazın denizle birleştiği yerde şehrin tacı gibiymiş. Güneş binanın arkasından  batarken heybeti arttıkça artarmış. İçine girildiğinde, kubbesi altındaki pencerelerden giren güneş ışığı ile kubbe uçuyor gibi hissedilirmiş. Duvarlarında çiniler, kocaman levhalarda yazılar varmış. Boğaz geçen şehirdeki binayı yapanlar, nehirli şehirdeki binayı yapanlar gibi;  “bu bina muhteşem ve çok büyük. Yeni binalar yapılsa bile hiç biri bu binadan daha yüksek yapılmasın. Bu şehirde bu bina hep en yüksek bina olsun. Kimse ona gölge düşürmesin. “dememişler .

Yıllar yıllar geçmiş. Yaptıranların torunlarının torunlarının torunlarının torunlarının torunları yaşamaya başlamış bu iki şehirde. İnsanlar ölmüş, insanlar doğmuş. Savaşlar, depremler olmuş. Bu iki bina hep ayakta kalmış. İki şehir de çok büyümüş. Yeni insanlar gelmiş, yeni binalar yapmış. Yeni malzemeler ile göğe yükselen,  çok çok yüksek yapılar yapabiliyorlarmış.

Nehirli şehire yeni  malzemeleri ile gelen yeni insanlar, dedelerinin verdikleri sözü unutmamışlar. Nehir geçen şehirdeki binadan daha yüksek binalar yapmamışlar, o muhteşem binalarına gölge düşürmemişler. Boğaz geçen şehire gelen yeni insanlar ise bir söz vermediği için en yüksek binaları biz yapalım demişler. Muhteşem binalarının arkasına iki çok yüksek kule yapmışlar. Bu heybetli binaya gölge düşüren  iki kulak takmışlar. Arkasından güneş batmaz olmuş. Sonra anlamışlar yaptıkları hatayı ama iş işten geçmiş.. Kısaltalım bu kulakları demişler, becerememişler.  “Ah, ahh ! Eskiden bu bina ne güzel görünürdü. Ondan heybetlisi, görkemlisi  yoktu” diye ağlamışlar.

Şimdi nehir geçen şehirdeki bina hala o şehrin en yüksek ve en heybetli binası olarak ayakta durur, Boğaz geçen şehirdeki bina ise orda yaşayanlarla birlikte ağlar durur.

(*) Floransa Doumo Katedrali ve İstanbul Süleymaniye Camii

Doumo:

İnşaat başlangıç: 1296 /Tamamlanma: 1436 / Cephe:1887

Uzunluk: Zeminden kubbenin ortasi:153 m   / Genişlik: 13,41m

Kubbe yüksekliği (dış): 103 m / Kubbe yüksekliği (iç): 90 m /Kubbe çapı (iç): 41,98 m

Çan kulesi yüksekliği: 84,70 m

Süleymaniye:

İstanbul Süleymaniye Camii ve arkadaki kuleler
https://www.hurriyet.com.tr/gundem/16-9-tirastan-kurtuldu-silueti-bozan-kuleler-yasallasti-40714741

Mimar: Mimar Sinan

İnşaat başlangıç tarihi: 1550 /Tamamlanma tarihi: 1557

Genişlik: 63 metre /Kubbe yüksekliği (iç): 53m /Kubbe çapı (iç): 27,5 metre

Minare sayısı: 4 /Minare yükseklik 76m

Öne çıkan

EVİMİZİ DEKORASYONA NASIL BAŞLAYALIM?

Pandemi ile birlikte yaşam alanlarımızda uzun saatler geçirir olduk. Yeme-içme-barınma gibi temel ihtiyaç alanlarımızın yanına çalışma, spor, hobi vb. alanlar eklendi. Yaşam alanlarımızda biraz değişiklik, biraz yenilik yapma ihtiyacımız arttı.  

Ev dekorasyonu
Dekorasyona başlamadan planlama yapmalı, hedeflerimiz belirlemeliyiz. Photo by Ivan Samkov on Pexels.com

Planlama Yapmak ve Hedef Belirlemek

Değişiklik yapmaya başlamada ilk adım bir planlama yapmaktır. Planlamanın temelinde hedef belirlemek bulunuyor.

Hedefimizi nasıl belirleyeceğiz?

Hedef belirlemek için şu sorulara yanıt verelim:

  • Günlük aktiviteleriniz ve alışkanlıklarınız neler?
  • Evinizde olmazsa olmazlarınız ve mutlaka istedikleriniz neler?
  • Hangi odalarda yenilik yapmak istiyorsunuz? Neden?
  • En önemli olan mekan hangisi ve ne şekilde kullanmak istiyorsunuz?
  • Ne kadar süre ayırmak istiyorsunuz?
  • Bütçeniz ne kadar?

Tüm bu sorulara yazarak yanıtlayın.. Yanıtlarınız gözden geçirin.  Temel hedefleriniz ortaya çıksın

Fazlalıklardan Arınmak

Önemli bir konu da fazlalık eşyaları belirlemektir. Mekanda hedefinizle uyuşmayan eşyalar, aksesuarlar neler ise onları kaldırın.  Mekan sadeleştikçe kullanım alanı rahatlayacaktır. Mekanı rahatlattıktan sonra hedef listenizi bir kez daha gözden geçirin.  Çünkü arındırdıktan sonra gözünüze daha bir ferah ve hoş görünebilir.

Planlama ve arınma tamamlandıktan sonra yeni yerleşim düzeni için neler yapmamız gerektiğine değineceğiz.

Herkese kolay gelsin.

RENKLERİN PSİKOLOJİSİ

Renkler, mekan algımızı etkileyen çok önemli bir öğedir.  İçerdikleri düşük ya da yüksek titreşimli enerjileriyle insan psikolojisi üzerinde etkili olmaktadırlar. Bazı renkler, iç daraltıcı, sıkıcı bulunduğu gibi bazı renkler ise insan üzerinde bir ferahlık, genişlik duygusu yaratmaktadır. Bu özellikleriyle renkler, olumlu ve olumsuz etkilere sahip olmaktadır.

Mekan için renk seçilirken;

  • Öncelikle mekandaki eylemlerin nitelikleri incelenir.
  • Ardından renklerin psikolojik etkileri göz önüne alınarak uygun renkler belirlenir.
  • Mekanın özelliğine bağlı olarak aydınlatma sistemine karar verirken, renklerin üzerinde oluşturacağı etki göz önüne alınmalıdır.

Bir mekan ne kadar iyi tasarlanmış olsa da yanlış renk seçimi o mekandaki atmosferi ve duygularımızı olumsuz etkiler.  Bu nedenle hangi renk asıl bir etki yaratır bilmek faydalı olacaktır.   Sonrasında ise şu soruyu sormalıyız; “Nasıl bir atmosfer istiyorum?”

KIRMIZI

Etki: 

Uyarıcı, iştah açıcı bir renktir. Kan akışını hızlandırır. Tabii ki aşkın ve tutkunun rengidir. Dişil bir enerjiye sahiptir. Hâkimiyet kuran bir renktir. İnsanları çabuk karar almaya ve beklentileri arttırmaya teşvik edici bir etkisi vardır. Kişiye enerji verir, canlılık katar, kendine güveni teşvik eder.

Kullanım:

Kırmızı renk sıcak renk grubuna giren bir renktir. Dekorasyon için iç mekanlarda küçük ve büyük yüzeylerde kullanıldığında vurucu bir etki yaratır. Zemin olarak değil, vurgu yapmak için kullanılmalıdır.

Kırmızı odalar insanı huzursuz eder, uzun süre seyredildiğinde gerginlik yapar. Uyumayı zorlaştırdığı için yatak odaları, dinlenme alanları için uygun bir renk değildir. Konutlarda yemek masası olan duvarda ya da mobilyalarda tamamlayıcı renk olarak kullanmak uygun olabilir. İyi ışık alan, güneye yönlenmiş mekanlar için uygundur. Sakin mekanlarda duvar yerine kumaş ve küçük aksesuarlarda kullanılabilir.

Yeşil, kırmızının tamamlayıcısıdır. Turuncu, pembe, kırmızıya komşudur.

Pantone kırmızıları

MAVİ

Etki: 

Kan akışını yavaşlatan sakinleştirici bir etkiye sahiptir.  Yalnızlığı, bilgeliği, güveni ve sadakati simgeler. İnsan metabolizmasını yavaşlatır.  Koyu mavi konsantrasyonu arttırır ancak melankolik etkisi göz ardı edilmemelidir. Açık mavi ise ferahlatıcıdır.

Kullanım:

Her mekânda kullanılabilir.  Profesyonel bir etki yaratır.  Bu nedenle çalışma odaları, ofislerde tercih edilir. Açık mavi, huzurlu ve sakin bir mavi yatak odası için ideal bir renk olabilir, çünkü vücudun sakinleştirici kimyasallar salgılamasına yol açar. Dar alanlarda kullanılır.  Lacivert krom ve pirinç ile kullanıldığında lüks bir atmosfer oluşturur. Yemek mekanlarında iştah kapatıcı özelliği nedeni ile tercih edilmez.

Üç ana renkten biridir.  Soğuk renk grubundadır. Komşu renk yeşil ile birlikte daha huzurlu bir mekan etkisi yaratılır. Turuncu, mavinin tamamlayıcı rengidir.

Pantone mavi

SARI

Etki: 

Mutluluk, neşe, iyimserliğin rengidir. Güven vericidir.  Sarı, az miktarlarda kullanıldığında parlaklık ve sıcaklık hissi verir. Şakacılığı, aydınlığı, yaratıcılığı, samimiyeti ve hayata karşı rahat bir tutumu simgeler. Tıpkı güneşli bir gün gibi davet çekicidir. Sarı güneş ışığı gibidir: kendinizi iyi hissetmek için orda olmasını istersiniz ama gözünüzün içine girmesini istemezsiniz.

Kullanım:

Mekânlarda aydınlık bir etki yaratır. Bu nedenle karanlık, dar mekânlarda tercih edilir.  Çatı arası, küçük odalar, koridor, minik mutfak, ışık almayan banyolar vb. gibi.

Sarı sıcak renktir. Üç ana renkten biridir. Bej ve gri ile uyumludur. Sarı yüzey daha yakında etkisi yaratır. Uyarıcı etkisi yüksek olduğundan tamamlayıcı renk olarak kullanımı tercih edilmelidir.

Pantone sarı

YEŞİL

Etki: 

Ahenk, huzur, uyum ve anlayış ile ilgilendirilir. Güven ve emniyet duygusu verir. Stresi azaltır. Özendiricidir. Sahip olma isteğini arttırır.

Pek çok kavramla ilişkilendirilir. Bunların içinde en güçlüsü ve evrensel olanı doğadır. Buna bağlı olarak ayrıca yaşamı, gençliği, yenilenmeyi, ümitleri ve dinçliği simgeler.

Yeşil, rengin farklı tonları farklı mesajlar içerir: Koyu yeşil, soğukluk, erkeksilik, tutuculuk ve zenginlik ; zümrüt yeşili ölümsüzlük; zeytin yeşili barış.

Yüksek bir iyileştirme gücü vardır. İnsan gözü için en rahatlatıcı renklerdendir.

Kullanım:

Evin genelinde kullanılabilir. Girişlerde huzur etkili bir geçiş sağlar.  Salon ve bekleme alanlarında tamamlayıcı renk yeşil olarak bitkiler yerleştirilebilir. Yatak odası için de rahatlatıcı bir renktir.

Koyu tonları gün boyu ışık alan mekanlar için önerilir. Soğuk renk grubundadır. Mavi ve sarı içeren ara renktir. Pirinç ve pembe ile uyumludur.

Pantone yeşil

MOR

Etki: 

Maneviyat ve ilham verici enerjisi hayal gücünü destekler. Saygınlık uyandırır. Bu nedenle imparatorlukların, dinlerin, ölümün, cazibenin ve sevginin sembol rengi olarak yüzyıllar boyu kullanılmıştır. İç mekanlarda dengeleyici, teskin edici bir his yaratır. Kırmızının enerjisini, mavinin sakinliğini içinde barındırır.  Bu nedenle ruhsal açıdan canlandırıcı ve maneviyatı arttırıcı bir etkisi vardır.

Kullanım:

Meditasyon yapılan mekanlarda tercih edilir.. Enerjisi yoğun olduğu için tamamlayıcı olarak kullanımı tercih edilmektedir. Açık tonları romantik ve nostaljik etki yaratılmak istenildiğinde tercih edilmektedir.

Soğuk renk grubundadır. Kırmızı ve mavi içeren ara renktir. Mor; yeşil ve turuncu, turkuaz ile uyumludur. Parlak ve göz alıcı renkler ile birleştiğinde olumsuz etki yaratır.

Pantone mor

TURUNCU

Etki: 

Yaratıcılığı tetikleyen bir renktir. Hareket halinde olmayı sağlayan, coşku veren bir etkiye sahiptir. Samimiyet, sosyalleşme ve dışa dönüklük, çekicilik hissi yaratır. Başarma isteği, cesaret gibi duyguları ortaya çıkarır. Zihinsel aktiviteyi arttırır. Sıcaklık, memnuniyet, verimlilik ve sıhhat ile ilişkilendirilir. Güçlü ve cömert bir görünümü vardır. Turuncu da sarı gibi ışık altında daha davetkar olmaktadır.

Kullanım:

Aydınlık, enerji, neşe ve mutluluk vermesi istenilen her mekanda kullanıma uygundur. Özellikle yemek alanlarında iştah arttırıcı etkisi ile tercih edilir. Yatak odalarında şeftali ve pastel tonlarda kullanım daha iyi sonuç verir. Sıcak renk grubundadır. Kırmızı ve sarı içeren ara renktir. Enerjisi bej ve krem ile dengelenir.

Pantone turuncu

PEMBE

Etki: 

Kırmızı gibi dişil bir etkiye sahiptir. Saflık ve temizlik enerjisi verir. En romantik ve narin renktir. Aynı zamanda sakinleştirici bir etkisi vardır. Araştırmalar, pembenin insanları yatıştırıcı ve kalplerini yumuşatıcı bir etkisi olduğunu göstermiştir.  Sevgi, şefkat ve incelik duygularını uyandırır.

Kullanım:

Çok açık tonları salon ve oturma odalarında kullanılabilir. Özellikle bebek ve genç kız odalarında çok tercih edilir.  Yarım duvar uygulamaları yapılabilir.

Kırmızı ve beyaz ile oluşur. İçindeki kırmızı miktarının artması etkisini de arttıracaktır. Yeşil kırmızının tamamlayıcı rengidir. Pembe ile yeşilin açık tonları kullanılabilir.

Pantone pembe

Nötr Renkler

Nötr renk, güçlü renklerle arka plan tonu olarak kullanılan çarpıcı olmayan, kanvas görevi görerek mekanın mimari özelliklerini ön plana çıkarmamızı sağlayan renklerdir. Nötr renklerin de psikolojik etkileri vardır. Bir sonraki yazımızda nötr renklerin etkilerinden bahsedeceğiz.

Nötr renkler

Kaynakça:

http://www.dekorista.com

http://www.gncahsap.com/ic-dekorasyonda-renklerin-anlamlari-ve-kullanimi/

http://www.antalyaozelegitim.com/blog/psikolojik-degerlendirme-ve-danisma/renklerin-yasamdaki-anlamlari-ve-insan-psikolojisine-olan-etkileri.html

www.evimitasarla.net/ev-dekorasyon-fikirleri-blog/mekanlarda-kullanilan-renklerin-insanlar-uzerindeki-etkileri/

Dekorasyonda Renk Seçimi Nasıl Yapılır?

Dekorasyonda en önemli konulardan biri renk seçimidir. Hem sevdiğimiz renkler olsun isteriz hem de sonucun sürpriz olmasından korkarız. Belli kurallar doğrultusunda hareket edersek aslında çok da keyifli bir işe dönüşebilir.

Peki nelere dikkat etmeliyiz?

  • Renk Çarkı kullanma
  • Renklerin ilişkisi
  • 60-30-10 kuralı

Renk Çarkı Kullanımı

Renk bir algılamadır. Işığın maddeler üzerine çarpması ve bir kısmının emilmesi bir kısmının yansımasıyla oluşur.  Rengi algılamamızda ışığın kaynağı, çarptığı yüzey ve izleyici algısı etkilidir.

BİRİNCİL RENKLER; üç ana renkten oluşur. Kırmızı , sarı, mavi

Renk çarkı birincil renkler
Birincil (ana) renkler

İKİNCİL RENKLER; iki ana rengin karışımından oluşur. Turuncu, yeşil, mor.

Renk çarkı ikincil renkler
İkincil renkler

ÜÇÜNCÜL RENKLER; bir birincil ve bir ikincil rengin karışımından oluşur.

Renk çarkı üçüncül renkler
Üçüncül renkler

NÖTR RENKLER: Ev dekorasyonunda nötr renkler, diğer renkler ile uyumlu çalışan hafif renklerdir. Nötr renk seçerken dikkat edilmesi gereken; nötr renk içindeki alt ton yani içinde yer alan alt renktir. Nötr renklerin çoğunda yeşil, mavi, sarı, gri, kahverengi gibi alt renkleri vardır. Bu nedenle gri seçtiğinizde içinde mavi, yeşil ya da sarı bulunması etkiyi değiştirir. Sadece mavi tonları kullanmak istediğiniz salonunuzda, duvarlarınızdaki gri içinde yer alan sarı bütün etkiyi bozacaktır. Sıcak renklerin alt ton olduğu nötr renkler sıcak etki yaratırken soğuk renk alt ton ise soğuk etki yaratacaktır.

alt ton çarkı

SICAK RENKLER: Kırmızı, turuncu, sarı

SOĞUK RENKLER: Mavi, yeşil, mor

Renk Çarkı

Renk çarkı

Renk (hue): tüm birincil ve ikincil renklerdir.

Koyu renkler (shade): Bir renge siyah eklendiğinde elde edilen renktir. Rengi daha koyu hale getirir.

Açık renkler (tint): Bir renge beyaz eklendiğinde elde edilen renktir. Rengi daha aydınlık hale getirir. Parlak hale getirmez.

Ton (tone): Gri eklenerek elde edilen renktir.  Rengin yoğunluğunu azaltır.

Renk çarkı- ton-koyu ve açık renkler

Renklerin İlişkisi

  • Monokromatik Renk Kullanımı:  

Rengin farklı tonlarının bir arada kullanılmasıdır.

Monokromatik renkler, tek bir rengin açık ve koyu tonlarından oluşur. Birlikte kullanıldığında iyi uyum sağlar ve tasarımınızda temiz ve zarif bir etki yaratırlar.

renk tonları çarkı
Monokromatik- aynı renk -koyu açık tonlarda kullanımı
Monokromatik renk kullanımı
  • Tamamlayıcı Renk Kullanımı:  

Renk çarkı üzerinde karşı karşıya gelen renk ile kullanımıdır. Mavi-turuncu, kırmızı-yeşil, sarı-mor…

tamamlayıcı renk çarkı
Tamamlayıcı renkler ile dekorasyon
Tamamlayıcı renk kullanımı
  • Komşu Renk Kullanımı

Renk çarkında birbirine komşu olan, yan yana duran renklerin kullanılmasıdır.

Komşu renk çarkı
Koçu renk kullanımı
Komşu renklerin kullanımı

En temel olarak monokromatik, tamamlayıcı ve komşu renk kullanımı tercih
edilmektedir. Denge ve uyum yakalamak daha kolaydır.

Eğer daha çok renk kullanmak ya da farklı ilişkiler kurmak isterseniz
aşağıdaki yöntemler yardımcı olacaktır.

3 renk armonisi: Bir denge yakalamak için bir rengi daha dominant, kalan 2 rengi daha az kullanmaya dikkat edin.

3 renk armonisi seçimi

Çapraz tamamlayıcı renkler: Ana bir renk seçilir ve daha sonra renk çemberinin karşısındaki iki renk tamamlayıcı olarak kullanılır. Normal tamamlayıcı renklerden farkı olarak, 2 karşıt renk kullanıldığından bu armoninin daha yumuşak ve daha az riskli tasarımlar için uygun olacaktır.

Çapraz tamamlayıcı renk kullanımı

4 renk armonisi: Tüm armonilerin en zenginidir çünkü iki tamamlayıcı renk yani dört renge sahiptir. Uyum ve denge sağlamak biraz zordur. Dört renk eşit miktarlarda kullanılırsa tasarım dengesiz görünebilir. Bu nedenle bir rengi daha çok kullanmak daha iyi sonuç verecektir.

4 renk armonisi

60-30-10 Kuralı

Renk çarkını ve renklerin ilişkisini öğrendik. Renklerimize karar verdik. Şimdi bu renkleri bir araya getirirken dikkat edilmesi gereken kuralı öğreneceğiz. Özellikle kıpkırmızı ya da sapsarı bir oda etkisi yaratmak istemiyorsak 60-30-10 kuralı uygulamak dengeli bir renk ilişkisi yaratmak iççin önemlidir.

%60 : Odanızın yaklaşık %60’ına ( yarısından biraz fazla) kullanılan ve odanıza hakim olan renktir. Çoğunlukla bej, beyaz, gri gibi mobilyalara fon oluşturabilecek renkler tercih edilir. Duvarlar, tavan, zemin, dekoratif öğeler, perdeler…

%30: Odanızın yaklaşık %30’unda kullanılan ve sizi yansıttığını düşündüğünüz, renktir. Bu seçimi yaparken odanın işlevi göz önünde bulundurulmalıdır. ( Renklerin psikolojisi) Büyük yer kaplayan mobilyalarda kullanılır. Tavan, dolaplar, kanepeler, perdeler…

%10: Odanızın yaklaşık %10’unda kullanılan renktir. Bu renk %30’unda kullandığınız rengin tamamlayıcı ya da komşusu olduğunda hoş bir etki yaratabiliriz. Kırlentler, aksesuarlar, kilimler, berjerler, tablolar…

Renk oranları
60-30-10 kuralı
Gri- mor-sarı kullanımı

Nötr renkleri %60lık oran ile kullanarak, tamamlayıcı renkler ile 30-10 oranında kullanarak sonuçta sürpriz etkiler ile karşılaşmayız. Ayrıca, kullanılan renklerin parlaklıklarına da dikkat edilmesi gerekir. Mat ve parlak renk kullanımı algıyı etkiler.

Algımızı etkileyen önemli bir etken renklerin psikolojik etkisidir.

MOBİLYALARIMIZI YERLEŞTİRİRKEN BİLMEMİZ GEREKENLER

Dekorasyon yapacağımız odamızın şemasını hazırladıktan sonra şema üzerinde mobilyalarımızın yerleşimi için çalışabiliriz.

Elimizdeki şemanın üzerinde ihtiyacımız olan mobilyaların yaklaşık ölçülerinde yerleştirelim. Bunu çizerek ya da mobilya ölçülerinde dikdörtgenler çizerek yapabiliriz. Kareli kağıt üzerine mobilya ölçüsünde dikdörtgenler hazırlayabiliriz. 210×90 cm.lik kanepe için yaklaşık 2x1cm bir dikdörtgen olabilir. Milimetrik kağıt ile daha doğru şekilde yapabiliriz.

Mobilyaları yerleştirmeye başladığımızda ölçülerini de belirlemeye başlarız. Önemli nokta; mobilya oranları ile oda oranlarının uyumlu olmasını sağlamaktır. 

  • Kanepeler: Ortalama 90 cm eninde, 200cm uzunluğundadırlar.  Odamız küçük ise 180-190cm cmlik tercih etmeliyiz.
  • Koltuklar: Döşemeli koltuklar da ortalama en 90cm, boy 100cm kabul edilebilir.
  • Yemek masası: oda kapısına yakın olması mutfaktan servisi kolaylaştıracaktır.  Küçük alanlar için açılıp büyüyen masalar kullanmak yer kazanmamıza yardımcı olur. 6 kişilik rahat bir masa için 70x120cm tercih edebiliriz.
  • Televizyon yerleşimi: İki önemli ölçüye dikkat etmeliyiz. Yüksekliği için televizyonun orta noktası oturduğumuz zaman göz hizamızda olması (yaklaşık 105cm gibi. ) Oturuma grubu ile ekran mesafesi; bu da ekranın çapraz ölçüsünün (A)x2-2,5 kadar olmalıdır.
  • Orta sehpalar:  Yüksekliği koltuk oturma yüksekliğinden 5cm kadar aşağıda olabilir.  Koltuk ile arasında   en az 40 cm mesafe olması rahat oturmamızı sağlar.  Sehpa boyu, kanepe uzunluğunun 2/3ü kadar olmalıdır. Eni 45cmden başlar. Oda küçük ise 45-70cm aralığında olabilir. Büyük alanlarda 70-140cm olabilir.
  • Halı: Büyük ebatlı halılar tercih edilmelidir. Yemek masası altına konulan halı, sandalyelerin takılmaması için, sandalye arkasından 60cm kadar taşmalıdır.
  • Perdeler: Pencereden üzerinden minimum 25cm yukarıya asılmalıdır. Yer var ise sağ ve solunda kalabilecek şekilde asılmalıdır.

Mobilya ve yerleşim ölçüleri için pek çok web sitesi mevut Örneğin DeCombo ‘ yu ziyaret edebilirsiniz. Daha detaylı çalışmak isterseniz Neufert Yapı Tasarım kitabını edinebilirsiniz.

Kağıt üzerinde rahat hareket edilebilen bir yerleşim sağladıysanız “yerleşim şemanız”hazır, mobilya ebatlarınız ve ihtiyaçlarınız belirlenmiş demektir.

Ancak alışverişe başlamadan önce son bir adım daha var ; Renk şeması yaratma!

Bir sonraki yazımızda;

renk şeması yaratma, renklerin ilişkileri ve dengeli kullanmak için yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz.

DEKORASYONA BAŞLAMADAN ÖNCE YERLEŞİM ŞEMASI OLUŞTURMALI, AMA NASIL?

Evimizi en kullanışlı hale getirmek için bir mobilya düzeni oluşturmalıyız. Kendimizi yormadan ve gereksiz masraf yapmadan bu mümkün. bunun için metre, milimetrik ya da kareli kağıt ve bir kalem yeterli olacaktır.

Yerleşim şeması için gerekli
Yerleşim şeması için gerekenler; Kareli kağıt, metre ve kalem

Birinci Adım : Milimetrik ya da kareli kağıt üzerine, her kutuyu 1 metre kabul ederek oda şemasını ölçekli bir şekilde hazırlayabiliriz. Örneğin; dört metre ölçtüğümüz duvarı dört kare olacak şekilde çizebiliriz. Oda kapısı , pencere yerlerini aynı şekilde şema üzerinde belirtebiliriz. ( Kafanız karışırsa bize danışabilirsiniz)

Milimetrik kağıt
Ölçekli çizim için milimetrik kağıt

İkinci Adım : Oda içinde nasıl hareket ettiğimizi belirlememiz önemli. Oda içinde nerelere yürüyoruz? Pencere? Balkon kapısı? Televizyon? Yürürken nelere takılıyoruz? Neler bizi kısıtlıyor? Bunları da çizim üzerine aktaralım.

Üçüncü Adım : İşimizi kolaylaştıracak püf nokta, odak noktamızı belirlemektir. Odaya girdiğimizde gözümüze ilk çarpacak bir eşya, obje olabilir.   Televizyon, şömine, bir tablo , perdeler, aile fotoğrafları gibi…

Dönelim hedef listemize. Günlük alışkanlıklarımız aktivitelerimiz neler?  Nasıl vakit geçirmekten hoşlanıyorum?  Daha çok film izleyerek mi yoksa sohbet ederek mi vakit geçiriyoruz  Pandemi nedeni ile ziyaretler azalıp online görüşmelerimiz arttı. Siz de arkadaşlarınızla, ayaklarınız uzatarak bilgisayar başında olabileceğiniz ya da masada yiyecek içecek bulundurarak görüşebileceğiniz bir ortam yaratabilirsiniz. 

  • Ölçekli şemamız hazır,
  • Nasıl hareket ettiğimizi belirledik,
  • Odak noktamıza karar verdik,
  • Nasıl vakit geçirmek istediğimizi biliyoruz.

Şimdi tekrar odamıza bakalım. Bu liste ile uyuşmayan neler var? Hangi mobilyaları kullana biliyorum ?  Yeni mobilyalara ihtiyacım var mı? Mobilya listemizi oluşturalım. Hazırsa şemamıza yerleştirerek ebatlarını belirleyebiliriz.

BİYOFİLİK TASARIM / Biophilic Design

Biyofili terimi “biophilia” kavramından gelir. Biophilia, “yaşam sevgisi veya yaşayan sistemlerin sevgisi” anlamına gelir ve doğal çevreyle olan içsel bağımızdır.  Doğaya bağlı kalmak insanın doğal eğilimi olarak tanımlanmaktadır. 

Amerikalı psikolog Edward O. Wilson tarafından 1980’lerde yaygınlaştırılan bir terimdir. Kentsel dokunun giderek büyümesi ve kente doğru göçler nedeniyle günümüzde “biyofili” terimi giderek önem kazanmaktadır.

Biyofilik tasarım

Doğal ortamlarda yaşamak, çalışmak ve öğrenmek adına doğayla yakınlığı tekrar kurabilmeyi amaçlayan yenilikçi bir yöntemdir. Tasarımcılar iç mekana veya mimari tasarıma bilinçli olarak doğayı dahil ederek bu bağlantıyı sağlarlar. Biyofilik tasarım, doğal malzemeler, doğal ışık, bitki örtüsü, doğa manzaraları ve doğal dünyanın diğer deneyimlerini modern yapılı çevreye dahil eder.

Yapılan araştırmalar doğayla bağlantı kuran;

ofislerde verimlilik, kendini iyi hissetme, yaratıcılık ve işe gitme isteğinin

okullarda, öğrenme isteğini ve başarının

hastanelerde, sakinleştirici etki nedeni ile iyileşme hızının arttığını göstermektedir.

Biyofilik tasarımın temel öğeleri;

  • Bitkiler
  • Su
  • Hayvanlar ( akvaryum, kuşlar…)
  • Aydınlatma ( doğal ışıktan faydalanma)
  • Doğal havalandırma kullanımını arttırma
  • Doğal malzemelerin kullanımı ( doğal taş, ahşap vb); Renk kullanımında sıcak ve soğuk denge sağlayacak,  gürültü kirliliğini azaltacak , yaşanmışlık duygusu oluşturacak tercihler yapılması
  • Doğayı yansıtan dekorasyon öğeleri kullanma ( yeşil duvarlar vb)
Fotoğraf Copernic-Ofis
Fotoğraf Kevin Scott- Olson Kundig Ofisi

TAKSİM MEYDANI TASARIM YARIŞMASI SONUÇLANDI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) ortak çalışmasıyla yarışmaya açılan Taksim Meydanı tasarımları için istanbulsenin.org üzerinden düzenlenen oylama tamamlandı. #15 numaralı proje kazandı.

Ekip Temsilcisi
Şerif Süveydan

Burcu Sevinç Yılmaz, Rıfat Yılmaz, Süleyman Yıldız, Sezer Bahtiyar, Murat Güvenç, Herman Salm

Danışmanlar

Gülsün Tanyeli, Uğur Tanyeli, Evrim Gürel Süveydan, Duygu Çakır, Gürden Gür, Emrah Erdem Özlü, Cantekin Turan, Hakan Mintaş, İpek Duben, Cem Kozar, Özkan Çalışkan, Ertuğrul Ağaoğlu, Ömer Altun, Duygu Erteng, Bilge Kobaş, Zeynep Uşşaklı

UMAGE *

İskandinav Tarzı Dekorasyon 3

*O-may

Biraz daha çaba göster !

Umage bir yaşam şeklidir. İsrafa ve gereksiz alınan şeylere karşı bir tavır alıp elimizdeki ile yetinmek temel prensibidir. Zorlayarak değil, biraz çaba sarf ederek ve çözüm odaklı olarak daha rahat ve konforlu bir ev yaratmaktır.

Dekorasyonda değişiklikler yapmak için yeni bir şeyler almaya gerek yok. Mobilyaların yerini değiştirerek, düzenleyerek  de yenilik yapabilirsiniz .

Değişiklikler tekstil ürünleri ile de yapılabilir. Örneğin perdeleri bahar aylarında değiştirmek.. İki tip perde ile odanın görünümü her bahar değiştirilebilir. Farklı bir görünüm kazanır.

Duvara raflar asın.

Duvarları aile fotoğrafları, tabloları asmak için kullanın

Odalarda neler yapacağınız listeleyin. Detaylara odaklanın.  Çekmeceler düzenlenecek, duvar boyanacak, fotoğraflar asılacak… Ve başlayın!

Mekanlarda Umage:

  • Biraz çaba göster, Yeniden düzenle. Çözüm odaklı ol.
  • Duvarları kullan; tahta latalar, metal askı kancalar, aile fotoğrafları…
  • Tekstil kullanarak fark yarat.
  • Mobilyaların yerlerini değiştir
  • Bitkilerle yeşillendir.

Yaşamınıza Umage katmanın 5 yolu

Umage stil dekorasyon
Umage, İskandinav tarzı dekorasyon,

LAGOM

İSKANDİNAV DEKORASYON TARZLARI 2

İsveçlilerin yaşam sanatı, zamansız bir stil…

Ne az ne çok, tam gerektiği kadar…

Yaşam alanlarında mükemmel uyum ve dengeyi yaratmak için, basit ve estetik bir dekorasyon gerekiyor. Fazlalıklardan arınarak ve fonksiyonel olan ürünler tercih ederek hafiflemiş hissedeceksiniz.

İhtiyaç olmayan mobilyalar odadan çıkarılıyor. Bir sehpa kullanılacak ise kolayca uzanıp kullanabilecek şekilde yerleştiriliyor.

İhtiyaç  olan ve uzun yıllar kullanılabilecek ürünler tercih ediliyor.

Doğa, her zaman yaşamın merkezinde yer alıyor. Doğal malzemeler kullanılıyor. Dekorasyonda heykelsi seramikler,  narin cam eşyalar kullanılarak sürdürülebilirlik ve çevreyle uyum sağlanıyor. Bitkiler mekanınıza doğayı katmanın diğer bir yolu.

Nötr ve gözü yormayan tonları tercih ediliyor.

Mekanlarda Lagom:

  • Sade, kaliteli ve fonksiyonel mobilyalar
  • Doğal renkler; griler, bej, süt beyazı, toprak tonları.
  • Bitkiler
  • Metal, ahşap aydınlatmalar
  • Ahşap, hasır, bambu, keten, deri, metal…

Yaşamınıza LAGOM katmanın 5 yolu

LAGOM
LAGOM, İSKANDİNAV TARZI DEKORASYON